VEDA-AYŞE KULİN

Tarihin bir dönemini yansıtan romanları oldum olası çok severim.Bu roman da Osmanlı'nın son dönemini yansıtan güzel bir roman. Yazar Osmanlı'nın son Maliye Nazırı Ahmet Reşat Bey ve ailesi aracılığıyla bir dönemi anlatmış.

Tarihi romanları algılamada şöyle bir sıkıntı var.Okuyucular tarihi bilgi açıdan  bu tür romanları içerdikleri bilgilerle  değerlendiriyorlar.Tarihi bilgileri yetersiz buluyorlar.Ya da  doğruluğunu  yanlışlığını tartışıyorlar.Roman edebi bir türdür.Ve tüm edebi ürünler gibi kurmacadır.Tarihi bir konuyu da işlese öncelikli olarak kurmaca olduğu düşünülmelidir.Tarihi romanlara bir kurgu ürünü olduğunu düşünerek yaklaşmak lazım.

Romanın Olay örgüsü oldukça iyi.Karakterlerle olayların kurgusu çok iyi örtüşmüş.Bu açıdan oldukça başarılı bir eser.

Ayşe Kulin bir röportajda kişilerin kiminin kurgu, kiminin ise gerçek olduğunu belirtmiş.Gerçek bir kişi olup olmadığını bilmiyorum ama en gerçekçi kişi bana göre Mehpare.Aşkı için her şeyi göze alan, cesur, yürekli bir kadın.Beni etkileyen böyle bir kadın oluşu değil.Mehpare'nin çok gerçekçi bir şekilde  yansıtılmasıydı.Bazı okurlar Mehpare ile cinselliğin çok fazla ön plana çıkarıldığını belirterek yazarı eleştirmişler.Ben buna  katılmıyorum.Çünkü Mehpare zaten aşkını cinselliğiyle yaşayan biri.Onun aşkı sadece platonik duygu dünyasında yaşanan bir aşk değil ki! O, Kemal'i önce bedeniyle sonra duygularıyla  seven bir kadın.

Azra isimli karakterin kurgu olduğu ise  çok belli.Bana göre yazar Azra ile kadınlara birtakım mesajlar vermek için çabalamış.Bu durum kitabı okurken çok belli oluyor.İnsanı sıkmadan okunan bir eser.Okunup bitiveriyor.İç burkan bir sonu var.

Yorum Yaz